NEDEN EROTİK RÜYALAR GÖRÜRÜZ?

Estrogenolit Damla
Cinsel hayatınız olsun ya da  olmasın, mutlu veya mutsuz herkes yaşamının bir döneminde erotik rüya görebiliyor. Bu uzmanlarca oldukça normal kabul edilmiş olsa da  cinselliğin tabu olduğu ülkemizde kadınlar rüyalarında bile özgür kalamıyor!

Kan ter içinde uykudan uyandığınızı düşünün. Hayır, kabus görmediniz. Rüyanızda en sevdiğiniz dizinin başrol oyuncusuyla ya da her sabah iş yerinde rastlaştığınız uzun boylu, esmer yakışıklıyla pek samimiydiniz, hatta belki de biraz daha fazlası…

Bu tür  bir durumda ne hissedersiniz? Neden ben diye kendinize sorar mısınız? Ayıp, günah diyerek aklınızdan bu fikirleri çıkarmak mı istersiniz? Bunlardan utanıp, sıkılmayı bir tarafa bırakın. “Erotik rüyalar görmek son derece sağlıklı” diyen   Uzmanların  sözlerine kulak verin…

CİNSEL HAYAT HAYAL ALEMİNE NASIL YANSIR?

Cinsel hayatın hayal alemine yansımasından değil de cinsellikle ilgili hayal kurabilmenin buna olumlu katkısından söz edebilmek mümkündür. Fantezilerin varlığı, aktif ve doyumlu bir cinselliğin göstergesi kabul edilebilir.

Cinsel fantezilerin, cinsel uyarılmayı artırmasında, cinselliğin sıradanlaşmasını önlemesinde, seks hayatını renklendirmede kuşkusuz ki önemli bir yeri vardır.

Fakat “fantezi” kavramı çoğunlukla yanlış anlaşılarak, düşünülenlerin günlük hayata geçirilmesi olarak algılanıyor. Fantezi içeriklerinin bir kısmının sıra dışı cinsel eylemler olabilmesi de kabulü oldukça zorlaştırıyor.

Dolayısıyla ne yazık ki fanteziler “ayıp, suç, sapkınlık” kavramlarıyla birlikte anılıyor. Oysa fantezinin kelime anlamı düşlemdir. Fantezilerin hayaldeki kurgular olduğu, istenirse hayata geçirilebileceği, paylaşılabileceği, istenmezse paylaşılmayacağı konusunda kadına güven vermek ise dirençlerini kırma konusunda yardımcı olabilmektedir. “Gündüz düşü” diye de adlandırılan her tür fantezinin doğal ve normal olduğunun, partnerle yaşanan cinsellikte de fantezi kurmanın olağan olduğunun altını önemle çizmek gerekiyor. Fantezilerin cinsellikte hayata geçirilmesi ise bunun bireylerce kabul görmesi, hoşa gitmesi durumunda mümkün olabiliyor.

UYKUDA ORGAZM NEDİR NASIL OLUR?

Fanteziler gündüz düşü olarak kabul edilirken, gece de düş gördüğümüzün de unutulmaması gerekiyor. Uykuda orgazm, çoğu araştırmacı tarafından bedenin bilinçsiz bir işlevi olarak kabul edilmektedir. Bu tanım, daha çok erotik

rüya kavramıyla birlikte anılmaktadır. Kadınlarda fazlasıyla  ihmal edilmiş uykuda orgazm, son yıllara kadar yok sayılıyordu. Bu durum toplum içinde gece kirlenmesi, uykuda bel gelmesi, gece boşalması, düş azması, ıslak rüya gibi isimlerle de anılıyor.

Kadınlarda çoğunlukla farkındalık ve isimlendirme olmamaktadır. Erkeklere “gece boşalması” anlatılabiliyor, fakat kadının yaşadığının bir adı bile yok. Uykuda orgazm bedenin doğal işlevidir ve  bilinçli cinsel etkinliğin karşılığı olmuyor.

EROTİK RÜYA GÖRMEK, KADIN YA DA ERKEĞE GÖRE DEĞİŞİR Mİ ?

Erkeklerin ve kadınların erotik rüyaları arasında farklar vardır. Araştırmalar, kadınların fantezilerinde ve rüyalarında bile pasif ve utangaç  konumda olduklarını gösteriyor. Yaşam boyu erotik rüya görme oranı erkeklerde % 100’e yakın bir oranda  iken bu sayı kadınlarda % 40-70’te kalıyor. Erkekler ergenlikte çok sık erotik rüya görürler. Partnerli cinselliğe geçişle bu oran azalır. Kadınlarda ise erotik rüyalar ve uykuda orgazma daha çok  ileri yaşta rastlanmaktadır.

Hele de mastürbasyon yapmayan kadınlarda, daha çok ilk partnerle yakınlaşmalardan sonra ortaya çıkan cinselliğin keşfiyle başlıyor.

Erkek ve kadın cinselliğinin anatomisi, fizyolojisi, psikolojisi, sosyolojisi, kültürel kabulleri; fanteziyi ve rüyayı üreten bölge ile erkek ve kadın beyni birbirinden farklıdır. Fanteziler ve rüyaların önemi,  ilk cinsellik araştırmalarını yapan Kinsey’nin raporlarında belirtilmiş, daha sonra yapılan araştırmalarla da benzer sonuçlar alınmıştı. Erkeklerde genellikle tanınan, ünlü ve çekici biriyle sıra dışı cinsel eylemleri ve mutlaka birleşmeyi içeren kısa erotik rüyaların görüldüğü bildiriliyor. Kadınlar da  daha önceden partnerleriyle yaşadıkları cinsel eylemleri  hayal etmeyi tercih ettiği için, rüyalar da bu şekilde olmaktadır.

BU TÜR RÜYALAR KİŞİNİN GÜNDELİK YAŞANTISINI ETKİLİYOR MU ?

Aslına bakarsanız rüyalar olarak kodlanıp, olumsuz etkilememesi gerekiyor ama çoğu kişide alışılmamış rüya içeriği nedeniyle suçluluğa yol açarak, olumsuzluk yaratabiliyor. Cinsel terapistler içinse aktif cinsel yaşamı olamayan insanlar açısından cinsel isteğin var olduğu ve en azından cinsel istek bozukluğu bulunmadığı yolunda bir gösterge şeklinde kabul edilmektedir. Toplumumuzda cinsel rüya ve orgazm gusül abdesti zorunluğunu doğuracağından, sabahları banyo yapmak  gençler ve yaşlılar açısından fazlasıyla problem olarak görülüyor. Bunun üzerine “Evdekiler anlarsa!” sorunsalı da, sıkıntıya yol açabiliyor.

CİNSEL DOYUMSUZLUĞUN  BUNDA ETKİSİ VAR MI? YOKSA SAĞLIKLI VE DÜZENLİ BIR CİNSEL İLİŞKİSİ OLAN KİŞİLER DE BU TÜR RÜYALAR GÖREBİLİR Mİ?

Uzun yıllar, bilinçliyken cinsellik yaşamayan kişilerin uykuda orgazmla doğal bir çözüm üretip, gereksinimlerini karşıladıkları düşünülmüştür. Erkekler için elbette ki bu kısmen doğru olabilir. Aktif cinsel yaşam, mastürbasyon ve partnerli cinsellik yaşanmadığında erkeklerde erotik rüyalar artıyor. Kinsey ve sonraki araştırmacılar kadınlar açısından buna karşı çıkıyor. Uykuda orgazm, kadınların uyanıklıkta orgazm olabilirlikleriyle doğru orantılıdır. Uyanıklıkta  seksüel  perhizler, uykuda orgazm sıklığını artırmaz. Aksine kadınlarda cinsel rüya ve istem dışı orgazmlar, uyanıklıktaki istemli orgazm sayısı çoğalınca fazlalaşabiliyor.

EVLİ YA DA SÜREN BİR İLİŞKİSİ OLAN KADINLARIN RÜYALARINDA FARKLI ERKEKLERİ GÖRMESİ NEYE İŞARET EDİYOR? BU DURUM KADINDA SUÇLULUK DUYGUSU YARATIYOR MU?

Aslında bu durum hiçbir şey anlatmıyor. Aynı durum erkekler için de geçerlidir. Bu durum eşin daha az çekici olması anlamına da gelmez. Uyku, yasaklar ve öz denetimden arındırılmış bir ortamdır. Rüya içeriği farklı partnerleri kapsayabileceği gibi, alışılmamış ve yasaklanmış davranışları da barındırabiliyor ve bu oldukça doğal kabul ediliyor. Ama çoğunlukla kadınlar uyku ve fantezideki partneri “kuma” gibi düşünüp, eşleri için bunu yok sayarak, kabullenmekte güçlük çekiyor. Durum böyle olunca, kendi cinsel rüyalarıyla ilgili de suçluluk duyuyor.

SÜREKLİ HALE GELİRSE BİR UZMANA DANIŞMAK GEREKİR Mİ?

Genellikle hayır. Aktif cinsel yaşam da süreklilik arz eder ve uzmana danışmayı gerektirmez. Nadiren, özellikle yaşlılarda spontan uyarılma bozukluğu olarak adlandırılan hastalığın bir komponenti olarak ortaya çıktığında ise gerçekten uzman yardımı almak gerekiyor. Bu durumda uyanıklıkta da durup dururken, istemli bir cinsel uyarı olmaksızın istemsiz orgazm meydana gelebiliyor. Artmış cinsel rüyalar da buna eşlik edebiliyor. Söz konusu hastalık halinde altta yatan tıbbi nedenin araştırılması, epileptik bozukluklar ya da ilaçların yan etkileri gibi birtakım durumların ayrıştırılması oldukça önem taşıyor.

Estrogenolit Parfüm

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.