Fetişizm Hakkında

Estrogenolit Hap

Cinselliği konuşmaktan kaçsak da okumak ve seyretmekte üstümüze yok. “Gri’nin Elli Tonu”nu okumayan kalmadı. Hatta okuyan kadınlara “bir haller” olduğu iddia edildi. Kim bilir belki de kitabın kahramanı Christian Grey’i kıskanan araştırmacıların oyunuydu bu. Önümüzdeki günlerde vizyona girecek olan ilk filmin de büyük ilgi göreceğine şüphe yok. Ancak kitabın yazarını gördüğümüzde hayal kırıklığına uğradık. 50’li yaşlarda, gözlüklü ve kilolu sıradan bir ev kadını duruyordu karşımızda. Nasıl olur dedik, inanamadık. Fanteziler ve fetişlerin sadece çok seksi kadınların ve erkeklerin tekelinde ve hatta sapkınlık olduğunu mu sanıyorduk yoksa?

Devir değişti artık cinsellik konuşulur durumda…

Ne yazık ki hayır… Cinsel yaşantımızı, fantezilerimizi, meraklarımızı ve de saplantılarımızı genellikle orada burada paylaşmıyoruz hatta paylaşamıyoruz. Hep tabu, ayıp, günah ve benzeri yakıştırmalarla büyütüldük. Daha da vahimi bunları eşimizle veya partnerimizle de paylaşamıyoruz. Bazen güvendiğimiz hemcinslerimizle ufak tefek paylaşımlarda bulunabiliyoruz ama karşımızdaki insana çok güvenmemiz gerekiyor. Güvensek ve paylaşsak dahi utanıp sıkılmaya devam ediyoruz.

Cinsellikten herkes aynı şeyi mi anlıyor?

Cinsellik denildiğinde herkesin kafasında farklı bir tablo oluşuyor. Ama bu farklı tablonun dahi ortak bir noktası var; zamanla mekanikleşen fiziksel birleşme. Peki, bu mekanik birleşmenin ötesinde herhangi bir şey olabilir mi? Tabii ki! Fanteziler, rol yapma ve fetişler de cinsel yaşantının bir parçasıdır. Kimilerine göre bu “farklı” yaklaşımlar bir sapkınlık olabiliyorken kimileri de bunları cinsel yaşantının olmazsa olmazı olarak görür. Hep söylerim; cinsel yaşantının içerisine hareket, farklılık veya heyecanlı bir şeyler katılmazsa cinsel yaşam monotonlaşır ve iki taraf da bir zaman sonra sıkılır. Zevkle, dolu dolu yaşanması gereken cinsel paylaşımlar birer rutin ve görev kategorisine girer. Zamanla da soğukluklar başlar ve akabinde de aldatmalar…

Farklılık katmaktan neyi kastediyorsunuz?

Madem farklılıklardan bahsediyoruz, o zaman şöyle uç bir noktaya değinmek istiyorum. Size bir soru: Bir insan cansız bir objeye bakarak veya dantelli çamaşıra dokunarak zevk alıp cinsel doyuma ulaşabilir mi? Tabii ki evet! Başka bir soru: Bir insan partnerinin ellerini ve gözlerini de bağlayıp zevk alabilir mi? Tabii ki evet! Peki, bunlar bizim bildiğimiz “geleneksel cinsellik” kategorisine girer mi? Tabii ki hayır… Hatta bu küçük seks oyunlarına sapkınlık ve hastalık gözüyle bakanlar da var. Yanlış mıdır bu tür seks oyunları? Kimin cevap verdiğine göre değişecektir bu cevap. Çok geleneksel bir yetiştirme ile büyüyen birisi için kesinlikle yanlış olabiliyorken, çok rahat ve liberal yaşayan bir kişi için de olmazsa olmaz oyunlardır. Çok geniş bir yelpaze söz konusu olduğundan ve de toplumumuzda cinsellikle ilgili konuşabilen çok az sayıda insan olması nedeniyle ne yazık ki bugün konuşacağımız fetiş gibi zevkli ve ilginç bir konu da yanlış anlaşılabilir.

Hayatında fetiş kelimesini duymamış biri buna nasıl alışabilir?

Partnerlerin birbirleriyle olan cinsel iletişimleri son derece önemli… Hayatında fetişin ne olduğunu hiç duymamış bir insanın kafasında temel bir cinsellik şeması var ise ve de bu kişi yeni deneyimlere kapalıysa o zaman o kişi hazır olmadan fetiş paylaşımı olması mümkün değil. Partnerlerin bu konuda açık bir perspektifle birbirlerine yaklaşmaları gerekiyor ki sözel paylaşım olabilsin. Diyelim ki bir kadının bağlıyken sıcak mum dökme fetişi var ve bunu partneriyle yaşamak istiyor. Partneri de zamanında “Neden olmasın, deneriz” demiş. Bu fantastik cinsel deneyimleri yaşama günü geldiğinde partner “Hey ne yapıyorsun! Manyak mısın sen?” dediği zaman daha önce söylenen “Neden olmasın, deneriz” söyleminin samimi olmadığını görürüz. Bu da ilişkiyi olumsuz etkiler hatta o anki cinsel deneyim de muhtemelen yaşanmaz.

Fetişizm cinsel hayatı nasıl renklendirebilir?

Fetişi olan bir kişinin aslında cinsel yaşantısı son derece renkli olabilir. Bunun iki sırrı var: Kişinin partnerine bu fetişini detaylı olarak açıklaması ve partnerinin bu fetişin varlığını duyduktan sonra bunu kabul edip cinsel deneyimlerine rahatlıkla dahil etmesi. Yoksa muhteşem olabilecek bir cinsel deneyim kabusla sonlanabiliyor. Herkes fetişin varlığını kolaylıkla kabul etmeyebiliyor. Malum, fetiş normların dışında kalan bir şey ve toplumda sapkınlık olarak görülüyor. Halbuki cinsel oyunlar gibi bu fetişleri de iki tarafın ortak noktada buluşarak dahil etmeleri gerekiyor. Bir erkek veya kadın, partnerinden cinsel anlamda farklı bir şey istiyorsa bunda herhangi bir art niyet veya kötülük aramamalı. Hatta “Aman el alem ne der?” ya da “Millet ne düşünür?” gibi sakıncalı düşüncelerden de uzak durulmalı çünkü bunlar yaşanacaklara ket vurur. Sonuçta kimsenin canı yanmıyorsa, kimseye hakaret edilmiyorsa, kimse aşağılanmıyorsa ve kimseye zorla bir şey yapılmıyorsa, o zaman farklılıkları denemekten hiçbir zarar gelmez, aksine monotonlaşan ve mekanikleşen cinsel yaşantı renklenmiş olur.

Estrogenolit Hap

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.